Hareket dans disiplini içinden bağımsızlaştırdığımız bir kavrama dönüştü. Mekan kavramının mimarlık içindeki, mimarlık içinden taşan varoluşu gibi. Danstan özgürleştiğinde hareket şehre ve dağa yayıldı ve Kırkayak projesi böylelikle ortaya çıktı.
En yalın haliyle düşünüldüğünde yaşamak hareket ile gerçekleşiyor, hareket etmek yaşamak demek. Nasıl, ne zaman, nerede, hangi sürelerde hareket ettiğimiz deneyimleri ve deneyimler de yaşamı oluşturuyor. Bu deneyimlerin farkında olarak, birlikte deneyimleyerek, dünyaya açılarak, araştırarak hareket ediyoruz.
Iida Shigemi ile İda'da atölye fotoğrafı, ekim, 2011.
HOMO LUDENS'den notlar:
...Bizatihi oyun ne oyuncular ne de seyirciler için komiktir....Oyun "gündelik" veya "asıl" hayat değildir.
...Oyun düzen yaratır, oyun düzenin ta kendisidir.
...İnsan doğanın düzenini nasıl kavrıyorsa öyle oynamaktadır.
...İbadet, ciddiyetin en yüksek ve en kutsal biçimidir. Bununla birlikte, acaba aynı zamanda oyunun da en yüksek ve en kutsal biçimi olabilir mi?
Johan Huizinga, Homo Ludens, 1938.
Ayrıntı Yayınları, yayın tarihi 2006.
